Bu sene, Ramazan Bayramımızı, 18 Mart 1915’te kazanılan Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü ile birlikte kutluyoruz.
Mübarek Ramazan ayının sonuna yaklaşırken, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, şükran, tefekkür ve birlik zamanı olan Ramazan Bayramı’nın neşeli vesilesini karşılıyor. Bir aylık oruç, dua ve öz disiplinden sonra, Ramazan Bayramı sadece bir kutlama değil, aynı zamanda Allah bilincini, başkalarına karşı şefkati ve yenilenmiş bir topluluk ve sorumluluk duygusunu besleyen manevi bir yolculuğun doruk noktasıdır.
Ramazan bize her konuda ölçülü olmayı, tevazuyu ve cömertliği öğretir. Oruç tutarak, geçim sıkıntısı çekenlerin gerçekliğini nefsimizde denetir ve sadaka yoluyla, başkalarını destekleme ve yüceltme görevimizi hatırlatır. kutlamalarımızda bile yoksulların ve savunmasızların ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesini sağlar.
Ramazan Bayramı aynı zamanda ümmetin birliğini hatırlatır; ırk, kültür ve geçmiş farklılıklarına rağmen insanları bir araya getirir ve ortak inancımızın tüm ayrılıkları aştığı ilkesini pekiştirir. Bu yıl, Ramazan Bayramı’mızın yanı sıra Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü de kutluyoruz. Bu gün özellikle anlamlıdır ve bize herkes için adalet, haysiyet ve hakkaniyeti savunma sorumluluğumuzun devam ettiğini hatırlatır.
Bin dört yüz yıldan fazla bir süre önce, İslam, bu bağlamda derin yankı bulan ilkeleri onaylamıştır; bunlar arasında ırk ayrımı gözetmeksizin tüm insanların eşitliği haysiyeti ve hakları yer almaktadır. Kur’an’da kök salmış ve Peygamber Muhammed’in (sav) son hutbesinde örneklendirilmiş bu öğretiler, bugün de her zamanki kadar geçerlidir.
Bu kalıcı ilkeler arasında şunlar yer almaktadır:
Irk veya geçmişe bakılmaksızın tüm insanların onuru ve eşitliği, yaşamın, servetin ve mülkiyetin kutsallığı, tüm işlemlerde adalet ve hesap verebilirlik Her türlü insan haklarının tanınması ve korunması Savunmasızlara karşı özen ve sorumluluk, Sömürü ve adaletsizliğin yasaklanması, eşitlik ve adalet arayışında yapılan fedakârlıkların bir hatırlatıcısıdır. Hepimizi bu değerleri aktif olarak savunmaya ve daha adil ve şefkatli bir topluma katkıda bulunmaya çağırır.
Helal bütünlüğünü korumakla görevlendirilmiş bir kuruluş olarak GİMDES, tüketicilerin çıkarlarını korumaya ve sertifikalı müşterilerine güvenilir, şeffaf ve hesap verebilir sertifikasyon yoluyla hizmet vermeye kararlıdır. Bu değerler sadece Helal için değil, aynı zamanda herkese karşı adalet ve saygıyı teşvik eden daha geniş bir ahlaki çerçevenin de parçasıdır.
Bu mübarek vesileyle, Ramazan ayının derslerini ayın ötesine taşıyalım ve değerlerini sadece ibadette değil, günlük davranışlarımızda, iş ilişkilerimizde ve topluma karşı sorumluluklarımızda da somutlaştırmaya gayret edelim.
GİMDES, bu vesileyle dünyanın dört bir yanındaki tüm Müslümanlara mübarek ve neşeli bir Ramazan Bayramı diler. Allah, Ramazan ayındaki tüm ibadetlerimizi kabul buyursun. (Âmin)
