GİMDES Yayınları

Yeni Dünya Düzeni ve Helal Gıda

Dergi Abonelik

SORULAR SİTESİ

Tescilli Logolarımız

GİMDES.org eBülteni

* = doldurulması zorunludur

tarafından desteklenmektedir MailChimp!

MÜSLÜMANIN HELAL LOKMASI ETRAFINDAKİ ÇİRKİN KAVGACILAR!

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Dünyada yaşayan 2 milyar Müslümanın, 20. asrın başlarında batılı gayrimüslim çetenin adeta bir gece baskını ile İstanbul’daki payitahtı tarumar edilince inancından kaynaklanan olmazsa olmaz Helal Lokma hakkı da gasp edildi. Müslüman nüfusları çoğunlukta olduğu için isimleri İslam devletleri olarak anılan devletler de yüz yıldır bu gaspa destek verdiler veya sessiz kaldılar. Yer yer bu oyunu fark eden Müslümanlar zaman içinde bir araya gelerek inançlarında farz-ı ayın durumunda olan Helal Lokma arayış çalışmalarını başlattılar. Her çalışmanın başlangıcında iyi niyetli ve kötü niyetli insanlar çıkabilmektedir. Zaman içinde durulma sonucunda doğru olan ipi göğüsler. Diğerleri çöpe doldurulurlar. Helal Lokma çalışmalarında da aynı resimleri görüyoruz.

Bu geçiş noktasında diğer müslümanların çoğunlukta oldukları ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de bu hareketin öncülüğünü yürüten GİMDES çalışmalarını şikayet etmeden yürütürken, bu işte çok paralar var hayali ile, yüz yıldır yönettiği Müslümanların yediği içtiği helal mi haram mı konusu ile ilgilenmemişken, bu işi ben yürüteceğim diyerek birtakım devlet kuruluşları ortaya çıktı. Önce TSE GİMDES’i haksız rekabet iddiası ile mahkemelere sevk ederek helal sertifikalamaya başladı . Olmadı. Avrupa bakanlığına bağlı TÜRKAK kurumu ile yürütmeyi düşündüler. Olmadı. Başbakanlığa bağlı Ticaret Bakanlığında HAK ismi ile bir kurum kuruldu. Bu da olmadı, bir yıl sonra aynı isimle ve benzer bir tüzükle, bağlı olacağı kurum değiştirilerek tekrar kuruldu. Üstelik bu noktada antidemokratik çağrışımı olan bir kanunla yerini kuvvetlendirme hesabı yaparak.

Yaşadığımız demokratik sistemde hiçbir devlet kurumu, dini bir vecibeyi yerine getiren bir kuruma kendi standartlarına bağımlı olmayı şart koşamaz. Aksi halde inanç özgürlüğü hakkımıza müdahale edilmiş olur ve bu durum hem insan hakları ihlali hem de demokrasiye ters bir uygulama olur. Herkesin ne yediği ne içtiği bizi ilgilendirmez. Biz yurdumuzda yaşayan Müslümanlar olarak dinimizin emrine uyarak Helal ve Tayyib gıdalarla beslenmek istiyoruz. Bu en temel hakkımızı kimse gasp edemez. Birçok konuda devletimizi desteklediğimiz aşikardır. Ancak dışarıdan empoze edilmiş, Müslümanların yaşam biçimine engellemeler, yasaklar ve cezalar getiren uygulamalara karşı düzeltme talep hakkımızı sonuna kadar kullanmak bizim en temel insanlık hakkımızdır. HAK Helal Akreditasyon konusunda diyeceğimizi böylece özetlemiş olalım.

Biz bu görüşümüzü bütün dünyaya duyurmaktayız. Bu hususta yurt içinden, yurt dışından Müslüman kardeşlerimizden destek mektupları gelmektedir. Bu mektuplardan bir tanesini önemine binaen bu yazımızda yayınlıyoruz. Helal Lokma arayışında Amerika’da 40 yıl öncesinde öncülük yapmış olan American Halal Foundation (USA) kurumunun başkanı kardeşimiz Mazhar Hussaini beyin mektubu şöyle:

Selamun aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatühü

Akreditasyon konusundaki görüşünüzü paylaştığınız için teşekkür ederiz. Bu konudaki çabalarınız takdire şayan. Başından beri, bazı Ortadoğu ülkeleri tarafından (ISO’nun önerisiyle, Fredrickson, Maryland, ABD’de yapılan bir toplantıda) bu saçma akreditasyon şartı getirilince ben buna itirazımı dile getirdim. ABD’deki tüm Helal Belgelendirme Kuruluşları itirazıma katılsa da kimse uğraşamadı/itiraz edemedi ve bu ülkelere ithal edilen ürünlerin helal belgelendirilmesi için akreditasyon almak bir gereklilik haline geldi.

ABD’deki Koşer Sertifikasyon Kuruluşları, ABD süpermarket ürünlerinin %75’ini onaylamaktadır ve bir asırdan uzun süredir oradadır. Hiçbir dış kurumun dini meselelerine müdahale etmesine asla izin vermediler.

Biz Müslümanlar, Helal’i geçerli kılmak için dış standartların müdahalesine izin vermekte ne kadar dar görüşlüyüz? Her neyse, liderlerimizin köleci zihniyeti nedeniyle bu saçmalığa katlanmak zorunda kalacağız. GİMDES’in bu belaya karşı dimdik durduğunu görmek bizi cesaretlendiriyor.

Herhangi bir dış kuruluşun müdahalesi olmadan Kuran ve Sünnet’e göre Helal standartlarını koruma çabalarınızda sizi destekliyoruz ve duruşunuzla gurur duyuyoruz.

Yoruma kapalı.