Helal Yaşam Rehberi

Helal Yaşam Rehberi

Dergi Sponsorları

          

GİMDES.org eBülteni

* = doldurulması zorunludur

tarafından desteklenmektedir MailChimp!

Hanbeli Mezhebine Göre Namaz Kılmayan Kişinin Kesim Yapması

FIKIH KÖŞESİ

Hanbeli Mezhebine Göre Namaz Kılmayan Kişinin Kesim Yapması

Mustafa MERAL Hoca

Bütün mezheplerde olduğu gibi Hanbeli mezhebinde de kesim yapan kasabın Müslüman olması şarttır. Bu şarttan ötürü Hanbeli mezhebine göre kesim yapan kasabın namaz kılmayan biri olması mahzurlu bir durum oluşturmaktadır. Çünkü Hanbeli mezhebi namaz kılmayan kişinin Müslüman olarak kalıp kalmayacağı konusunda ihtilaf etmiş ve bununla ilgili kaynaklarında özel bab açmışlardır. Konunun anlaşılabilmesi için öncelikle Hanbeli kaynaklarında namaz kılmayan kişiyle alakalı ne denilmiş olduğunu açıklamamız gerekmektedir.

Hanbeli Mezhebine Göre Namazı Terk Edenin Hükmü

Kaynak: el-Muğnî, İbn Kudâme, c.2 s.329-332. Buluğa ermiş ve akıl sahibi olan birisi namaz kılmayı terk ederse -ister namazı inkâr etsin veya etmesin- üç gün boyunca hapsedilerek gözetim altında tutulur ve her namaz vakti tevbeye/namaza davet edilir. Eğer namaza başlarsa bırakılır, ama kılmazsa öldürülür. …Çünkü hadisi şerifte “Kul ile küfür arasında namazın terki vardır. ”(Müslim) buyurulmaktadır. Dolayısıyla kâfir olan birinin öldürülmesi de mubahtır. Yine aynı hadis farklı bir lafızla Büreyde radıyallahu anh tarikiyle Müslim’de şöyle gelmiştir. “Bizimle kâfirler arasında namazın terki vardır. Herkim namazı terk ederse şüphesiz kâfir olur”

Görüldüğü üzere mezhep, namaz kılmayan kişi üç gün tevbeye davet edilip, hala kılmaması durumunda öldürülmesi gerektiğini açıkça ifade etmiştir. Ancak öldürülme hükmünün verilmesi, kişi kâfir olduğu için mi yoksa had cezası olarak mı verilmektedir bu nokta önemlidir. Çünkü eğer bu kişi kâfir kabul ediliyorsa o vakit bu kişinin artık kestiği yenilemeyecektir, zira kesim yapan kişi ya Müslüman veya ehli kitap olma şartı vardır. Bu meselenin izahatı için yine aynı kaynaktan ilgili bölüme bakalım.

…Namaz kılmayan kişinin öldürülmesi durumunda bu kişi kâfir olduğu için mi yoksa had cezası olarak mı öldürülür, bu husus mezhep içinde ihtilaflı olan bir konudur.

Birinci görüş, tıpkı mürtet gibi kâfir olduğu için öldürülür. Bu durumda yıkanmaz, kefenlenmez, Müslüman mezarlığına defnedilmez. Kendisine varis olunmaz, o da başkasına varis olamaz.

Bu görüş sahipleri Ebu İshak İbn Şâkılâ, İbn Hâmid, Nehâî, Şâ’bî, Eyyüb es-Sihtiyânî, Evzâî, İbn Mübârek, Hamma İbn Zeyd, İshak ve Muhammed İbn Hasan. (Zerkeşi kitabında, mezhep âlimlerin çoğunun bu görüşü tercih ettiklerini belirtmiştir. Bakınız; Şerhu’z-Zerkeşî, c.2 s.275.)

Delil olarak ise yukarıda zikrettiğimiz hadisi şerifleri getirmiş ve buna ilaveten Ömer radıyallahu anh’ın “Namazı terk edenin İslam’dan payı yoktur.” Ali radıyallahu anh’ın “Herkim namaz kılmazsa kâfirdir.” Abdullah İbn Mesud radıyallahu anh’ın “Namaz kılmayanın dini yoktur.” şeklindeki ifadelerini ve benzeri kavilleri delil olarak getirmişlerdir.

İkinci görüş, o kişi yine Müslüman sayılır ve hadden öldürülür. Bu görüşü de Abu Abdullah İbn Batta tercih etmiş ve kâfir olur diyenlerin görüşünü inkâr etmiştir. (Zerkeşi kitabında bu görüşü tercih edenlerin arasında İbn Abdûs ve Ebu Muhammed’i de zikretmiştir. Bakınız; Şerhu’z-Zerkeşî, c.2 s.275.)

Mezhebin kaynakları arasında asıl kabul edilen İbn Kudâme’nin el-Muğni adlı eserinden konuyla alakalı bölümü ihtisaren nakletmeye çalıştık. Görüldüğü üzere namaz kılmayanın hapsedilmesi, üç gün boyunca her namaz vaktinde namaza davet edilmesi ve neticede hala kılmıyorsa öldürülmesi konusunda herhangi bir ihtilaf olmadığı açıktır. (Tabi bu hükümler şeriat devleti tarafından icra edilir.) Ancak öldürülen bu kişiyle alakalı hüküm nedir? Yani bu kişi kâfir midir? Yoksa had cezasından ötürü mü öldürülmüştür, bu husus ihtilaflıdır.

Netice olarak her ne kadar ihtilafta olsa mezhepte kâfir oldu diyenler olduğu için ve konumuz olan kesim meselesinde boğazlama yapan kişi ancak Müslüman veya ehli kitap olması şartından dolayı böyle bir kimsenin kestiği en azından mahzurlu olacaktır. Dolayısıyla GİMDES olarak bizler, kesimhanelerimizde namaz kılmayan kasaplara Hanbeli mezhebindeki üç gün boyunca hapsedilip tevbeye davet edilme uygulamasının mercisi değiliz. Bu yüzden ve sertifikalama çalışmalarımızda da ihtiyatı tercih ettiğimizden dolayı sertifikamızın Hanbeli mezhep müntesiplerine tam manasıyla uygun olamadığının alameti olarak bu işareti koymaktayız. Daha açık ifadeyle bu işaret “caiz değildir” demek değil, bilakis bu ürün diğer mezheplere göre sertifikalandırılmış, ancak Hanbeli mezhebindeki bir takım ihtilaflardan dolayı bu mezhebe göre sertifikalama yapılamamıştır, demektir.

Yoruma kapalı.