Helal Yaşam Rehberi

Helal Yaşam Rehberi

Dergi Sponsorları

          

GİMDES.org eBülteni

* = doldurulması zorunludur

tarafından desteklenmektedir MailChimp!

PERKİNSON HASTALIĞINI TETİKLEYEN PESTİSİDLER

Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER
Meyve sizin için faydalıdır. Doğru! Ama her zaman değil. Herhangi bir beslenme uzmanı ya da herhangi bir doktor size bunu tavsiye edebilir. Vitamin depolanmıştır, elyaflıdır, antioksidantır ve birçok hastalıktan sizi korur. Fakat meyvenin bir de karanlık bir yüzü var. Pekçok meyve veya meyve suyu içeren bir günlük diyet, kol ve bacakta titreme, kaslarda kasılma ile tanımlanan bir hareket düzensizliği olan, Perkinson hastalığı ile ilişkilendirilmektedir.

Tarımda zararlı kabul edilen her türlü böcek ve bitkilere karşı kullanılan ilaç maddelerine genel olarak pestisit adı verilmektedir. Meyve ve sebzedeki pestisitler veya diğer bazı zehirler bu hastalığın oluşmasının sorumlusu olabilir.

Bu sebeple, meyveyı hemen yemeye durmamalısınız. Fakat, pekçok sebeplerden dolayı daima meyveyı yıkayınız. Pestisitlerle ilişkilendirme birçok bulgulara bakarak kuvvetli bir tahmindir. Fakat pestisit kullanımının bir damgasını taşıyan meyvedeki bu etkinliği düşünmek ve tedbirli olmak mantıklıdır.

Perkinson hastalığı, Sinir sistemi arasındaki iletişimin kimyasal taşıyıcısı olan beynin bir bölümünde beyin hücrelerinin hasarını içerir. Hastalık herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir, fakat daha çok 30 yaştan sonra ve yaş ilerledikçe risk artmaktadır. Parkinson dünyanın bütün kesimlerinde gerçekleşmektedir. Erkekler kadınlara nazaran daha fazla etkilenmektedir.

Araştırmacılar, uzun süre düşük düzeyde de olsa böcek öldürücü pestiside maruz kalan insanların, böcek öldürücü pestisid ilaçlara fazla maruz kalmayanlara göre yüzde 70 daha yüksek oranda Parkinson’a yakalandığını açıkladılar.

Araştırmacılar, bu gruba çoğunlukla ziraatle uğraşan, çiftçi ve balıkçı gibi işçilerin dahil olduğunu belirtiyorlar. Bulgular, Harvard Toplum Sağlığı Okulu’nun daha önce öne sürdüğü pestiside maruz kalmanın Parkinson hastalığı için bir risk faktörü oluşturduğu hipotezini desteklemektedir.

Kadınlardan daha fazla sayıda erkeğin hastalığa maruz kaldıklarını belirttiler; bu erkeklerin de pek çoğunun çiftçilik ve balıkçılık alanlarında çalıştıkları görüldü.

Benzer araştırmalar Avrupa ülkelerinde yapılmakta, buralarda da benzer sonuçlar gözlemlenmektedir.

Gelecekteki çalışmaların riskle ilişkilendirilebilecek belirli bileşiklerin tanımlanması üzerine yoğunlaşması gerektiğini belirten araştırmacılar, diğer çalışmalarda, organofosfatlar olarak adlandırılan bir kimyasal sınıfının Parkinson riski ile ilişkilendirildiğini de ifade ediyorlar.

Titremelerle başlayıp hastayı paralize eden ve sıklıkla da ölümle sonuçlanan Parkinson’un tedavisi henüz yok. Bütün Dünya’da 6.3 milyon insanın Parkinson’a yakalandığı tahmin ediliyor. Sadece ABD’de bir milyondan fazla hasta bulunmaktadır. Türkiye’de ise 120 bin Perkinson hastası bulunmaktadır.

E vitamini, Perkinson riskini önlüyor

Kanada’daki Queen’s Universitesinden Dr Mayhar Etminan ve arkadaşları 1966-2005 yılları arasında yayınlanmış 8 çalışmada E vitamininin Perkinson’a etkilerini inceden inceye incelemiş. Orta ve yüksek dozda E vitamininin Parkinson riskini düşürdüğü görülmüştür.

Ancak, yüksek E vitamini dozu toksik etkisi gösterir.

İyi bir E vitamini girişini sağlamak için yeşil yapraklı sebzelerden, sızma zeytin yağından, ceviz, fındık gibi kuru meyvelerden zengin sağlıklı ve dengeli bir diyet önerilmektedir. Bol miktarda bu gıdaların yenmesi ile Perkinson hastalığının gelişmesinin durdurulabileceği bildirilmiştir.

En iyi ve en kesin çözüm ise insanlığın özüne dönmesidir. Ekolojik dengeyi de bozan, alt üst eden, her türlü kimyasallardan ve hormonlardan uzak helal ve tayyib tarıma dayalı bir yaşam tarzını yeniden oluşturmaktır.

Kaynaklar:
http://news.bbc.co.uk/1/hi/health/4579021.stm
http://psychologytoday.com/articles/PTO-20030520-000002.html

Yoruma kapalı.